19 Aralık Katliamı’na Zaman Aşımı: Bu Dava AİHM’e Gider, Adalet Sağlanana Dek Zaman Aşımına Uğramaz
24 Haziran 2008
Cezaevlerindeki açlık grevlerini sona erdirmek için 19 Aralık 2000 günü düzenlenen ‘Hayata Dönüş Operasyonu’nda Bayrampaşa Cezaevi’nde tutukluların ölümünden sorumlu oldukları gerekçesiyle yargılanan 1460 gardiyan ve jandarmanın davası zaman aşımı nedeniyle düştü.
19 Haziran 2008’de zamanaşımı tarihinin dolduğuna hükmeden mahkeme davanın düşürülmesine karar verdi. Bunun üzerine söz alan olay sırasında cezaevinde bulunan tutuklu ve hükümlülerin avukatları “Avukatlık meslek kuralları ile kişisel hak ve onurumuz çerçevesinde duruşmayı terk ediyoruz” diyerek mahkeme salonundan çıktılar. Avukatlar davayı AİHM’e götüreceklerini açıkladı.
Eyüp 3. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, sanıklardan katılan olmazken, bazı sanıkların avukatlığını yapan Tarık Kale ile müdahil avukatları hazır bulundu.
Müdahil Hasan Demir’in avukatı Ömer Kavili ise müdahil taraftan önce sanık tarafına söz verilmesinin usule aykırı bir durum olduğunu söyledi. Müvekkilinin İstanbul Barosu’na kayıtlı bir avukat olduğunu belirten Kavili, olay meydana geldiğinde 180 gündür “ölüm orucu” eyleminde bulunan müvekkilinin, hareket etme ya da görevlilere karşı koyma olanağının bulunmadığını ifade etti.
SANIKLARA TEBLİGAT YAPILMADI
Kavili, “O koşullar altında müvekkilime küfür, hakaret etmek, öldürücü, boğucu gazlarla saldırmak, tekmelemek, copla, sopayla vurmak eylemlerinin yapılmış olması hukuk düzeninde ‘işkence ve zalimane davranış’ olarak nitelendirilmektedir. İşkence ve zalimane davranış suçlarında, insanlığın ortak değerlerine karşı işlenen suçlar olması nedeniyle zaman aşımının hiçbir zaman işlemeyeceği bilinmektedir” diye konuştu.
İddianamenin özensiz hazırlandığını, sanık sayısının dahi mahkemece bilinmediğini söyleyen Kavili, sanıklara bu zamana kadar tebligat yapılmadığını, müvekkiline hangi sanığın “zalimane davrandığı” konusunda hiçbir ip ucuna ulaşılamadığını söyledi.
Mahkemenin, olay tarihinde sanıkların görevlendirilmelerine ilişkin İstanbul Valiliğinden bilgi istediğini hatırlatan Kavili, idarenin buna cevap vermeyerek mahkemeyi hiçe saydığını bildirdi.
Kavili, bu konuda suç duyurusunda bulunmaması nedeniyle mahkemeyi eleştirerek, “yargılama kuralları çiğnendiğinden adaletin gerçekleşmesi umudunun ortadan kalktığını” söyledi.
AVUKATLAR SALONU TERKETTİ
Duruşmanın başında hakimin “dava zaman aşımı süresinin dolduğunu” söylemesinin, kararını önceden açıklamak niteliğinde olduğunu belirten Kavili, “Avukatlık meslek kuralları, kişisel ahlak ve onurumuz çerçevesinde duruşmayı terk ediyorum” diyerek duruşma salonunu terketti.
Müdahiller Şadi Naci Özpolat ve Ercan Kartal’ın avukatı Taylan Tanay da davanın halkın belleğinde asla zaman aşımına uğramayacağını söyleyerek, “Adalet arayışımız sürecektir. Bu dava adalet ihtiyacını gidermemiştir. Sorgu ve savunmaları tespit edilmeyen sanıklar vardır. Göstermelik bir yargılama bile yapılmamıştır” diye konuştu.
Avukat Ömer Kavili’nin sözlerine katıldığını belirten Tanay da duruşma salonunu terk etti. Diğer müdahil avukatları da Kavili’nin sözlerine katıldıklarını belirterek duruşma salonundan çıktı.
DAVA AİHM’E GÖTÜRÜLÜYOR
Salonu terkeden Ömer Kavili gazetecilere yaptığı açıklamada, kararı temyiz edeceklerini ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde (AİHM) de dava açacaklarını söyledi. Kavili, “Mahkeme, sanık avukatları ve müdahil avukatları, davada tam olarak kaç sanığın yargılandığını dahi bilmiyor. Yaklaşık olarak 1600 sanık yargılanıyor. Mahkemeden bunun çözümlemesini istedik ama yapılmadı. İstanbul Valiliğine yazılan yazının cevabı verilmedi. Bu konuda da bir şey yapılmadı. Bilinen hukuk kurallarının tükendiği, bittiği noktadayız” şeklinde konuştu.
2000 yılındaki operasyonun ardından Eyüp 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 1615 sanıkla başlayan dava, altıncı yılında sanıklardan 682’sinin adının mükerrer yazıldığı ortaya çıkınca 933 kişiye düşürülmüştü.
Etiketler: 19 Aralık, ESP, Tecrit
















Son Yorumlar