Uras’tan ‘Sohbet Hakkı’ Önergesi ve Adalet Bakanı Şahin’in Yanıtı
22 Mayıs 2008
İstanbul Milletvekili ve ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras, Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin tarafından yanıtlanması istemiyle bir soru önergesi verdi. “Son derece insani bir sorun olan tecrit sorununun çözümü konusunda somut ve ciddi bir adım olan “sohbet” hakkının uygulanmaması subjektif nedenlerden kaynaklanıyor olabilir mi? Eğer böyle ise Adalet Bakanlığı görevlileri içeride bulunan siyasi tutuklu ve hükümlülere baskı uygulama konusunda kendilerini görevli mi addetmektedirler? Bu önyargılı yaklaşım var ise Bakanlığınız bunu ortadan kaldırmak için ne gibi tedbirler almayı düşünmektedir?” sorusuna Bakanlık da yazılı yanıt verdi. İkisini de yayınlıyoruz.
Uras’ın Soru Önergesi
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA,
Aşağıdaki sorumun Adalet Bakanı Sayın Mehmet Ali ŞAHİN tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim.
24/03/2008
Ufuk URAS
ÖDP Genel Başkanı
İstanbul Milletvekili
Adalet Bakanlığı tarafından 22 Ocak 2007 tarihinde 45/1 sayılı genelge yayınlandı. Bu genelge F tipi hapishanelerde bulunan tutuklu ve hükümlülerin onar kişilik gruplar halinde günde 2 saat olmak üzere haftada 10 saat “sohbet” edebilmelerini düzenlemektedir. Bu genelgede düzenlenen sohbet hakkı tretman şartına bağlı değil ve disiplin kurulu kararları ile engellenememektedir. Sohbet gruplarını tutuklu ve hükümlüler kendileri belirlemektedirler.
Ancak bu genelgenin yayınlanmasından 1 yılı aşkın süre geçmiş olmasına rağmen bugün sadece bir tane F tipi hapishanede uygulanmaktadır. Bu da İzmir-Kırıklar 1 nolu F tipi hapishanesidir. Diğerlerinde ise değişik gerekçelerle uygulanmamaktadır. Adalet Bakanlığı tarafından personel yetersizliği ve yer yetersizliği olduğundan bahisle 6 ay içinde bu sorunların çözüleceği söylenmişti. Hatta dönemin Adalet Bakanı ve bürokratları Mehmet Bekaroğlu, Süleyman Çelebi, Kazım Kolcuoğlu, Gencay Gürsoy gibi kişilere bu sohbet hakkının zaman içinde 20 saate çıkartılacağını sözlü olarak beyan etmişlerdir.
Ancak yukarıda da belirttiğimiz gibi bugün sadece bir F tipi hapishanede uygulanmaktadır. Diğer hapishanelerde ise ya hiç gündeme getirilmemekte, ya da 10 saatlik süre kısıtlanmaya ve tretman şartına bağlanmaya çalışılmaktadır. Hatta bu sohbet hakkının kullanımı disiplin kurulu kararları ile engellenmeye çalışılmaktadır.
Bu bilgiler doğrultusunda;
1- 45/1 sayılı genelgenin uygulanmadığı F tipi hapishanelerde uygulanmama nedenleri nelerdir? Bakanlık bu nedenlerin ortadan kaldırılması için ne gibi önlemler almaktadır ya da alacaktır? Aynı genelgenin tutuklu ve hükümlülerin aleyhine olan diğer bütün hükümleri uygulanmakta iken, onların yararına bir hak olarak düzenlenen bu sohbet hakkı niçin uygulanmamaktadır?
2- Bu genelgenin uygulanmadığı F tipi hapishanelerde uygulanması için ne gibi tedbirler alınmaktadır?
3- Bu genelge bir Adalet Bakanlığı emri olduğuna ve emir uygulanmadığına göre, emri uygulamayanlar hakkında işlem yapılması düşünülmekte midir?
4- Son derece insani bir sorun olan tecrit sorununun çözümü konusunda somut ve ciddi bir adım olan “sohbet” hakkının uygulanmaması subjektif nedenlerden kaynaklanıyor olabilir mi? Eğer böyle ise Adalet Bakanlığı görevlileri içeride bulunan siyasi tutuklu ve hükümlülere baskı uygulama konusunda kendilerini görevli mi addetmektedirler? Bu önyargılı yaklaşım var ise Bakanlığınız bunu ortadan kaldırmak için ne gibi tedbirler almayı düşünmektedir?
Bakanlığın Yanıtı
T.C 7/2663
ADALET BAKANLIĞI
BAKAN
Sayın Ufuk URAS
İstanbul Milletvekili
T.B.M.M
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/2663 Esas No.lu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I-01/01/2006 tarihinde yayımlanan “Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler” konulu 45 No.lu Genelge, üzerinde bazı değişiklikler yapılarak 22/01/2007 tarihinde 45/1 No.lu Genelge, olarak yeniden yayımlanmıştır. Yeniden yayımlanan Genelgenin eskisinden farkı, “haftada 5 saate kadar” olan sohbet faaliyeti süresinin, “haftada 10 saate kadar” şeklinde değiştirilmiş olmasıdır.
17/04/2008 tarihi itibarıyla, Ülkemizde bulunan 389 ceza infaz kurumunda, 27.000 personel ile 95.000 hükümlü ve tutukluya hizmet verilmektedir. Sosyal ve kültürel faaliyetler, anılan Genelgenin “Ortak Etkinlikler” başlıklı Üçüncü Bölümünde yer alan hükümler çerçevesinde icra edilmektedir.
Genelgenin;
Söz konusu Bölümünün 1.maddesinde, “Hükümlü ve tutuklular işledikleri suçlara, kurumdaki davranışlarına, ilgi ve yeteneklerine göre gruplandırılarak, güvenlik bakımından tehlike yaratmadığı ölçüde, kendileri için hazırlanmış iyileştirme programları çerçevesinde eğitim, spor, meslek kazandırma ve çalışma ile diğer sosyal ve kültürel faaliyetlere katılırlar. Bu faaliyetler yüksek güvenlikli kurumlar ile diğer kurumların yüksek güvenlikli bölümlerinde on kişiyi aşamayacak gruplar halinde yürütülür. Programların süresi ve katılacak hükümlü tutuklu sayısı her programın özelliği, güvenlik koşulları ve kurumun olanakları dikkate alınarak idare ve gözlem kurulunca belirlenir. İyileştirme programlarının amaca aykırı sonuçlar verdiği tespit edilen hükümlü ve tutuklular yönünden bu uygulamaya son verilebilir veya gerekli değişiklikler yapılabilir”,
Sohbet faaliyetlerine ilişkin 13.maddesinde, “Güvenlik bakımından tehlike yaratmadığı ölçüde, idare ve gözlem kurulu tarafından belirlenen istekli hükümlü ve tutuklular,10 kişiyi aşmayacak gruplar halinde ve idarenin gözetiminde, açık görüş alanlarında veya diğer ortak yerlerdeki sosyal faaliyetler çerçevesinde haftada toplam 10 saati aşmamak üzere sohbet amacıyla bir araya getirilebilir. Bu faaliyet hafta içerisinde açık görüş, avukat ve ziyaretçi görüşlerini aksatmayacak şekilde yaptırılır.”,
14. maddesinde de, “Hücreye koyma cezası alan hükümlü ve tutuklular, bu cezaları infaz edildikten sonra, diğer disiplin cezalarını alanlar ise cezalarının infaz koşulu aranmaksızın bu faaliyetlere katılır. Aynı hükümlü veya tutuklu birden çok programa katılabilir”,
Hükümleri yer almaktadır.
Belirtilen Genelge hükümlerinden anlaşılacağı üzere, sohbet faaliyetleri; kurumun fiziki kapasitesi, personel sayısı,güvenlik koşulları, hükümlü ve tutukluların özellikleri dikkate alınarak yerine getirilmektedir.
T.C 7/2663
ADALET BAKANLIĞI
BAKAN
II.-45/1 No.lu Genelgenin bir kısım ceza infaz kurumlarında ya hiç uygulanmadığı ya da usulüne uygun olarak uygulanmadığı yönündeki iddia ve şikayetler gerçeği yansıtmamaktadır. Bakanlığımız Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, sivil toplum örgütleri ve diğer kuruluşlarla işbirliği içerisinde infaz hizmetlerinin daha kaliteli hale getirilmesi için çalışmalarını devam ettirmekte; sosyal ve kültürel etkinliklerinin arttırılması için gerekli her türlü çabayı göstermektedir. Genelge değişikliğinden sonra, F tipi yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarımızda, sohbet toplantıları ile sosyal ve kültürel etkinliklere katılan hükümlü ve tutuklu sayısı ile katılım süresinin arttığı gözlemlenmektedir.
Bakanlığımızın aynı Genel Müdürlüğü tarafından sürdürülen, yeniden yapılandırma çalışmaları çerçevesinde, bütün ceza infaz kurumlarımızda eğitim-öğretim, sosyal-kültürel ve psiko-sosyal faaliyetlerin geliştirilmesi ve değerlendirilmesi amacıyla Standartlar Sistemine geçilmiştir.
Standartlar Sistemi, ceza infaz kurumlarındaki eğitim ve iyileştirme çalışmalarının her kurum için nitelik ve sayısal olarak belirlenen esaslar çerçevesinde yapılmasını ve verimlilik esasına göre not verilerek takibin ifade eder. Bu şekilde F tipi yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında gerçekleştirilen sohbet dahil her türlü etkinliğin takibi, denetimi, geliştirilmesi ve varsa aksaklıklarının giderilmesi için gerekli izleme sistemi oluşturulmuştur. Her infaz kurumuna ait çizelgeler üç aylık dönemleri kapsayacak şekilde, dönemlerin bitimini müteakip yılda dört kez tanzim edilerek Bakanlığımız Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne gönderilmektedir.
Bilgilerinize arz ederim.
Mehmet Ali ŞAHİN
Bakan

















Son Yorumlar