İHD: ‘F Tipleri İşkence Merkezleri Haline Getirilmiştir’
23 Mayıs 2008
Cezaevlerinde yaşanan keyfi hak gaspları her geçen gün artarak devam etmektedir. Keyfi uygulanan disiplin cezaları ile birlikte haberleşme hakkı engellenirken, açık görüş yerlerine konulan kameralar sonucu tutuklular görüşe çıkamamaktadır. Tutuklu ve hükümlüler hastane sevkleri sırasında askerin kelepçe çıkarmaması üzerine muayene olamamakta, sağlık ve yaşam hakları engellenmektedir. Derneğimize yapılan birçok başvurudan da anlaşılacağı gibi F tipleri bırakın yaşam hakkını korumayı, adeta birer işkence merkezleri haline getirilmiştir.
İHD Ankara Şube ve Cezaevi Komisyonu’na yapılan Ocak - Nisan 2008 tarihlerini kapsayan başvurularda yaşanan bu hak ihlalleri ayrıntılı bir şekilde dile getirilmiştir.
Bunlardan bazıları şu şekildedir;
• Adalet Bakanlığının 2007 yılının başında yayınladığı 10 kişinin haftada 10 saat görüşmesine olanak tanıyan 45/1 sayılı genelge F Tipi cezaevlerinde uygulanmadığı gibi uygulama adeta işkenceye dönüştürülmüştür. Genelgenin cezaevi idaresinin keyfiyetine bağlı uygulamasını protesto amacıyla Bolu F Tipi Cezaevindeki 120 hükümlü; haftada 10 saat olması gerekirken ayda 3 kez üçer saatlik sohbet uygulamasına çıkmama kararı almışlardır.
• SES MYK Üyesi Meryem Özsöğüt mahkemeye gidiş-gelişlerde askerlerin adli tutukluları kışkırtmasıyla adli kadın tutukluların saldırısına uğramıştır. Yine mahkemeye gidiş-gelişlerde Resmiye Vatansever ve arkadaşları askerlerin saldırısına uğramıştır. Bununla da kalmayıp adliye içerisinde bulunan tutuklu hücresinin zemini ve oturacakları yerler ıslatılarak bekleme işkenceye dönüştürülmüştür.
• Mahkeme ve hastaneye gidiş-gelişlerde askerler tarafından tutuklu ve hükümlülere özellikle kaburga bölgelerine dirsekle vurulmak suretiyle işkence yapılmaktadır.
• Cezaevi idaresi bir süredir revir doktorlarının önermesine ve gerekliliğini belirtmesine rağmen, tutuklu ve hükümlülerin hastane sevkini yapmamaktadır. Hastane sevki yapıldığında ise tutuklu ve hükümlüler kelepçeleri çözülmeden muayene olmaya zorlanmaktadır. Muayene odasında asker bulunduğu için de muayene gerçekleşememektedir. Kadın-doğum muayenesinde dahi askerler dışarıya çıkmamaktadır.
• “Yüksek Güvenlik” adı altında gece hücre anahtarları toplanmaktadır. Acil durumlarda bile müdürlüğün izni alınmadan kapı açılıp hasta tutukluya müdahale edilememektedir. Bu tür uygulamalar sonucu ölümler gerçekleşmektedir. Buna son örnek Sincan 2 No’lu F Tipi Cezaevinde yaşanmıştır. Hasan Eroğlu adlı hükümlüye odada anında müdahale edilmediğinden ve revire geç götürüldüğünden, sonrasında arama nedeniyle bekletilmesinden kaynaklı hayatını kaybetmiştir.
• TCK’ya göre “sessiz direniş” diye tabir edilen yönetmeliğin 42. maddesi hükümlü ve tutuklular açısından oldukça olumsuz bir durum arz etmektedir. Bu maddeye göre en olumlu istem bile suç oluşturabilmektedir.
• Cezaevinde ortak alanda kullanılan (mutfak) prizlerin elektriğinin kesilmesi tutuklu ve hükümlülerin yaşam alanlarını işkenceye dönüştürmüştür. Buzdolabı ve tv gibi aletlerin çok küçük ve ancak bir kişinin yaşayabileceği şekilde inşa edilmiş hücrelere taşınması nedeniyle tutuklu ve hükümlülerin insanca yaşamlarını daha da zorlaştırmaktadır.
• Tutuklu ve hükümlüler kürtçe mektup - kart yazma ve telefon etme haklarından yararlanamamaktadırlar.
• Tutuklu ve hükümlülere verilen keyfi disiplin cezalarından dolayı (hücre cezası, görüş, açık görüş, aile görüşü, mektup) aylarca dışarıyla iletişimleri kesilmektedir. Böylece tutuklu ve hükümlülere uygulanan tecrit cezası işkence şekline dönüştürülmektedir.
• Güvenlik bahanesiyle yemek ve çay kaşıkları metal olduğu gerekçesiyle toplatılmış yerine plastik kaşıklar verilmiştir.
• Birkaç cezaevi personeline (müdahale ekibinde olanlara) deneme amaçlı lacivert renkli, dikimi ve modeli askeri üniformaya benzetilen yeni giysiler ve plastik cop verilmiştir.
• Kırıkkale F Tipi Cezaevi’nde su sorunu yaşanmaktadır. Musluklardan verilen suyun hijyenik olmadığı kokusundan ve tadından anlaşılmaktadır. Hükümlülerin içilebilir su talebi kabul edilmemektedir. Kantinde satılan su fahiş fiyatta olduğundan hükümlüleri maddi açıdan zorlamaktadır.
• Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde dezenfekten bulunmamaktadır. Bu nedenle kantine saf çamaşır suyu getirilmesi istenmiş, tutuklu ve hükümlülerin bu talebine cezaevi idaresi tarafından cevap verilmemiştir.
• X-ray geçişlerinde, sürekli alarm çaldığı için cezaevine giden tutuklu yakınları defalarca cihazdan geçirilerek rencide edilmektedir. Bu ve buna benzer uygulamalardan dolayı 1 saat olması gereken görüş süresi 30 – 45 dakikaya kadar düşmektedir.
• Olağan üstü güvenlik sistemlerinin uygulandığı F Tipi Cezaevlerinde açık ve kapalı görüş alanlarına kamera yerleştirilmesi uygulaması devam etmektedir.
• Tutuklu ve hükümlülerin ziyaretçileri cezaevi çıkışında görevlilerin tekrar kimlik kontrolü tacizine maruz kalmaktadır.
İnsan Hakları Derneği Ankara Şubesi Cezaevi Komisyonu olarak, cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin takipçisi olacağımızı bir kez daha vurguluyoruz.
İHD Ankara Şubesi
Cezaevi Komisyonu
22 Mayıs 2008
Etiketler: BES, F Tipi, İHD, Sincan, Tecrit
















Son Yorumlar